Aile Hukuku

AİLE HUKUKU

Aile Hukuku, aileyle ilgili konularla ilgilenen, Medeni Hukuk kapsamı içinde olan hukuk dalıdır. Toplumu oluşturan bireylerin kurdukları aile birliğinin sağlıklı, mutlu devamı için kurulmuştur.

Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıkları çözmek Aile Mahkemelerinin görev alanına girer. Aile Mahkemelerinin olmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri de boşanma ve ayrılık davalarına bakmaya görevlidir. Psikolojik olarak zor geçen boşanma davalarının doğru şekilde yönetilmesi, tarafların haklarının gözetilerek başarılı şekilde sonlandırılması tüm aile bireyleri için önemlidir. Bu hassas duruma itina edilerek süreci maddi ve manevi olarak en az zararla atlatılmalı ve çözümler bulunmalıdır.

Aile Hukuku Konuları;

- Aile konutu; resmi olarak evli olan karı kocanın ortak yaşamlarını geçirdikleri konuttur. Eşlerden birinin diğerinin rızası olmadan aile konutunu satamaz, kira sözleşmesini fesh edemez, devredemez, üzerine ipotek koyduramaz ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Hakkın korunması için Tapu Müdürlüğü’nde şerh koydurulması önemlidir.

- Aldatma durumu; Zinadan söz edebilmek için cinsel ilişki olmuş olmalıdır. Zina, evlilik birliğine yapılan en büyük hakaret ve sadakatsizlik olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple mutlak boşanma sebebidir. Hakim,  zinanın varlığına ikna olmuşsa başka bir sebep olmaksızın evliliği sonlandırır. Zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde boşanma davası açılmalıdır. Boşanmak isteyen eş, zina durumunu her türlü delille ispatlayabilmektedir. (Otel kayıtları, fotoğraflar, mektuplar, sms mesajları, tanık beyanları vs.)

- Eşlerden birinin akıl hastalığına yakalanması; Akıl hastalığı iyileşmez durumda ve evliliği çekilmez boyuta getirmiş ise boşanma davası açılabilmektedir. Eşin rahatsızlığı tedavi edilemez ve eşin tedaviyi reddetmesi gerekmektedir.

- Anlaşmalı boşanma; Evlilik tarihinden davanın açıldığı tarih arasında bir yıl geçmelidir. Hakim anlaşmalı boşanma şartların yerine geldiğini görür ise; tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi, boşanmanın maddi ve çocuklar varsa durumları konusunda tarafların yapacağı düzenlemeleri uygun bulması gerekmektedir.

- Ayrılık durumu; Eşin ortak konuttan hukuka aykırı şekilde ayrılmış olması gerekmektedir. Mahkeme tarafından ayrılık kararı verilebilmesi için ayrılığa veya boşanmaya ilişkin açılmış bir dava olmalıdır. Boşanma sebepleri gerçekleşmelidir. Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunmamalıdır.

- Evlilik birliğinin temelden sarsılması; bu tarz boşanma davasında, davanın kabulü için davalının az da olsa kusurlu olması gerekmektedir. Taraflardan birisi diğer taraftan psikolojik veya fiziki şiddet görüyor ise evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle dava açabilir. Boşanma karının verilebilmesi için evlilik birliğinin devamında taraflar ve çocuklar bakımından korumaya değer bir yarar bulunmamalıdır.

- Fiili ayrılık sebebiyle boşanma; medeni Kanununda belirtilmiş mutlak bir boşanma sebebidir. Boşanmanın gerçekleşmesi için; reddedilmiş boşanma davası bulunmalıdır, red kararı kesinleşmelidir, red kararı kesinleştikten sonra en az iç yıl geçmesi gereklidir ve red kararı kesinleştikten sonra ortak yaşam yeniden kurulmamış olmalıdır.

- Yabancı mahkemelerde boşanma kararının aslı mühürlü ve ıslak imzalı olmalıdır. Boşanma kararına ilişkin belgenin Türkçe çevirisi gerekmektedir. Çeviri, tercüman aracılığıyla olmalı, noter ve konsolosluk tarafından onaylanmalıdır. Yabancı mahkemelerde verilen boşanma kararının Türkiye’de geçerli olması için tanıma ve tenfiz davası açılmalıdır. Tanıma ve tenfiz kararı verilebilmesi için boşanmanın yurtdışında kesin olarak sonuca bağlanması gereklidir.

- Hayata kast edilmesi; taraflardan birinin diğerini öldürmek amacıyla giriştiği eylemlerdir. Hayata kast eyleminin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halükarda eylemin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içerisinde dava açılmalıdır.

- Haysiyetsiz hayat sürülmesi; Toplumdaki anlayışa göre belli bir süreden beri devamlı olarak namus, haysiyet, şeref kavramlarıyla bağdaşmayacak şekilde yaşamaktır. Ayyaşlık, kumarbazlık ve madde bağımlılığı kişinin haysiyetsiz hayat sürmesini göstermektedir. Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebebidir. Hakim, barışma sebebi görür ise boşanma yerine ayrılığa karar verebilir.

- Onur kırıcı davranış; bu nedenle boşanma davası açılabilmesi için davranışın ağır olması gerekmektedir. Aile mahkemesi eşlerin karakteri, sosyal durumlarına bakarak karar vermektedir. Dava açıldıktan sonra af hükümleri doğuracak şekilde davranılmamalıdır.

- Suç işleme sebebiyle boşanma; hırsızlık ve dolandırıcılık, sahtecilik gibi küçük düşürücü suçların evlilikten sonra gerçekleşmiş olması şartı ile boşanma davası açılabilmektedir.

- Şiddet uygulanması; Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma sebebidir. Şiddet duygusal, ekonomik, görsel, cinsel, sosyal ve fizikseldir. Ancak affeden tarafın artık bu hususa dayanarak boşanma davası açma hakkı ortadan kalkmış olur.

- Çocukların velayeti;  velayet kararını verilirken amaç, çocuğun en az zararla ve etkilenmeden süreci atlatmasıdır. Velayeti alan tarafın, çocuğun eğitimi ve sosyal hayattaki ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olması gerekir. Aile mahkemesi, muhakkak anne ve babanın sağlığını araştırmaktadır. Aile uzmanlarından alınacak raporlar mahkemede delil olarak kullanılmaktadır.

- Tazminat hakkı; Taraflar boşanırken mevcut ve beklentideki maddi yararlardan mahsur kalırlar. Kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu diğer taraftan maddi tazminat talep etme hakkı vardır. Boşanma davası sırasında veya sonuçlandıktan sonra bir yıl içinde tazminat davası açılabilmektedir. Aile mahkemesi tazminat kararını verirken, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, kusurun ağırlığı, maddi desteğin başka kaynaklardan elde edilip edilemeyeceği, kadının yaşı ve tekrar evlenebilme durumu, ortalama yaşam süresi, hakkaniyet ilkesi gibi hususları dikkate almaktadır.

- Nafaka ödenmesi; Hakim boşanma davası sırasında ve boşanma kararı sonrasında tarafların ekonomik durumunu göz önüne alır. İştirak ve yoksulluk nafaka ödenmemesi halinde şikayet üzerine üç aya kadar tazyik hapis cezası verilmektedir. Tarafların maddi durumunun değişmesi veya hakkaniyetin değişmesi halinde nafaka miktarının değişikliği veya kaldırılması için dava açılabilmektedir. Hakim, somut olayın özelliklerine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına bakarak ve takdir hakkını da kullanarak nafaka miktarını belirlemektedir.

 

- Mal paylaşımı;  2002 yılından önce yasal mal rejimi mal ayrılığı iken 2002 yılından sonra yasal mal rejimi edinilmiş mallara  katılma olarak kabul edilmiştir. Kanunda kişisel mal olarak sayılmış mallar dışında evlilik birliği süresi içinde edinilmiş mallar paylaşıma katılmaktadır.

- İhtiyati tedbir kararları; boşanma davası devam erken mevcut durumda meydana gelen değişme ile hak talebinin zorlaşması veya imkansız hale gelmesine yönelik  endişe oluşması durumunda gayrimenkul, motorlu araçlar, banka hesapları vs üzerinde ihtiyari tedbir konulmasına karar verilebilir. İhtiyati tedbir kararı mahkemece kaldırılmadıkça nihai karar kesinleşinceye kadar devam eder.

 

Aile Hukuku kapsamında müvekkillere verilen hizmetler;

  • Müvekkillerin ihtiyaçları doğrultusunda anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanması ve davanın neticelendirilmesi.

  • Çekişmeli boşanma davalarının takibi.

  • Yabancı mahkemelerce verilen boşanma kararlarının Türkiye’de aile mahkemesinde tanınması için tenfiz davası açılması.

  • Mal rejimi sözleşmeleri hazırlanması.

  • Mal rejiminden kaynaklı davalarda müvekkil temsili.

  • Nafaka ve tazminata ilişkin davalar ve taleplerin neticelendirilmesi.

  • İddet süresinin kaldırılması talepleri ve takibi.

  • Velayetin değiştirilmesi, nafakanın kaldırılması ve soybağının tespiti davalarının takibi.

info@cimenoglu.av.tr

Müftü Mh. Devrim Bulvarı Oğuzlar İş Hanı No: 9/5-6 Kdz.Ereğli /Zonguldak.

0 (372) 316 16 77

© 2020 - Av. Rıdvan Barış Çimenoğlu - Her hakkı saklıdır.